Bilecik Yöresel
Ürünler Kataloğu
Şehrimizin eşsiz bereketini, asırlık tecrübesini ve kültürel mirasını keşfedin.
Şehrimizin eşsiz bereketini, asırlık tecrübesini ve kültürel mirasını keşfedin.
Toprağın bereketi, emeğin lezzeti...

Asırlık bir tarifle nesilden nesile aktarılan Pazaryeri Helvası, Bilecik'in en meşhur lezzet miraslarından biridir.
Usta ellerde tahin ve şekerin belirli oranlarda karıştırılıp, özenle ve doğru sıcaklıkta kavrulması ile elde edilir. Klasik tahin helvasına göre daha farklı bir üretim sürecine sahip olan Pazaryeri Helvası, hem yaz aylarında serinletici hem de kış aylarında enerji verici bir besin olarak tüketilir.
Ağızda dağılan kıvamı, boğazı yakmayan orantılı tatlılığı ve yüksek kaliteli tahini ile benzersizdir. Hiçbir katkı maddesi içermeyen bu lezzet, coğrafi işaret ile tescillenmiştir.

Bozüyük Mercimekli Mantı, klasik etli mantı algısını yıkan, zengin bitkisel proteini ve hafifliğiyle Bozüyük mutfak kültürünün en nadide örneklerinden biridir.
İnce açılan hamurun içerisine özenle haşlanıp baharatlandırılmış yeşil mercimek harcı konulur. Klasik mantıdan farklı olarak önce fırınlanan, ardından et suyu veya özel soslu su ile demlendirilerek pişirilen bu lezzet, hem çıtır hem de yumuşak dokuyu aynı anda sunar.
Üzerine dökülen sarımsaklı yoğurt ve kızdırılmış tereyağlı pul biber sosuyla tam bir şölene dönüşen bu özel mantı, nesilden nesile aktarılan tarifinin korunması amacıyla tescillenmiştir.

Bilecik Çukurören Biberi, yıllardır bozulmayan yerel tohumlarla Çukurören köyünde yetiştirilen, kendine has aroması ve acısıyla nam salmış özel bir üründür.
Sonbahar aylarında iplere dizilerek evlerin dış cephelerinde kurutulan bu biber, köye adeta kırmızı bir gerdanlık gibi görsel bir şölen sunar. Doğal yollarla güneş ve rüzgâr yardımıyla kuruyan biberler, hem öğütülerek pul biber formunda hem de bütün olarak yemeklerde kullanılır.
Doğal koyu kırmızı rengi, yemeklere verdiği lezzet ve dengeli acılığıyla mutfakların baş tacı olan Çukurören Biberi, coğrafi işaret tescilli bir kültür mirasıdır.

Bilecik Şerbetçiotu, Türkiye'de endüstriyel anlamda sadece Bilecik yöresinde, özellikle Pazaryeri ilçesinde yetiştirilen stratejik öneme sahip bir tarım ürünüdür.
Sarmaşık formunda, tırmanıcı bir bitki olan şerbetçiotunun dişi çiçek kozalakları, kendine has aroması ve içerdiği alfa asitleri ile içecek sanayisinde tat ve koruyuculuk vermek amacıyla yaygın olarak kullanılır.
Bilecik'in topografik yapısı ve iklimi şerbetçiotunun ihtiyaç duyduğu ideal yetişme ortamını sağlar. Bölge ekonomisi için can damarı olan bu ürün tescillenerek onurlandırılmıştır.

Bilecik Bıldırcın Kebabı, yöredeki köklü avcılık ve besicilik geleneğinden süzülüp gelen, bıldırcın etinin en lezzetli formlarından biridir.
Özel baharatlar, domates, biber ve tereyağı ile harmanlanan körpe bıldırcınlar, toprak güveçler içerisinde veya odun ateşinde taş fırınlarda nar gibi kızarana kadar pişirilir.
Yöresel davetlerin vazgeçilmezi olan bu lezzet, Bilecik'in gastronomi zenginliğini yansıtan tescilli bir mutfak mirasıdır.

Bilecik Nohutlu Mantısı, et yerine nohut kullanılarak hazırlanan, yörenin en sevilen ve doyurucu geleneksel hamur işlerinden biridir.
Elde açılan yufkaların içerisine geceden ıslatılıp ezilmiş nohut, soğan ve karabiberden oluşan iç harcı konulur. Muska şeklinde sarılarak tepsiye dizilen mantılar, üzerine et suyu dökülerek fırında kızartılır.
Sarımsaklı yoğurt eşliğinde servis edilen nohutlu mantı, hem vejetaryenler için eşsiz bir alternatif hem de Bilecik sofralarının vazgeçilmez bir ziyafet yemeğidir.

Bilecik Fırın Kebabı, yöredeki kekik kokulu otlaklarda beslenen koyun ve kuzuların etinden elde edilen muazzam bir ziyafet yemeğidir.
Bakır tepsilerde veya güveçlerde, etin kendi yağı ve suyuyla odun ateşinin yandığı kara fırınlarda saatlerce yavaş yavaş pişirilmesiyle hazırlanır. Bu uzun pişirme süreci, etin lokum kıvamına gelmesini sağlar.
Tamamen etin kendi aromasıyla pişen bu lezzet, Bilecik mutfağının başyapıtlarından biridir.

Bilecik Linga Tatlısı, Osmanlı mutfağından günümüze ulaşan, ilimizin unutulmaya yüz tutmuş tarihi geleneksel tatlılarından biridir.
Elde hazırlanan ince hamur veya yufkaların yağda kızartıldıktan sonra, yörenin doğal üzüm pekmezi ya da özel şerbetiyle buluşturulmasıyla hazırlanır.
Özellikle bayramlarda yapma geleneği olan bu şerbetli tatlı, Bilecik yöresinin tatlı kültürünü gelecek nesillere aktaran kıymetli bir değerdir.

Bilecik Kamber Biberi, yuvarlağa yakın basık şekli, kalın etli yapısı ve muhteşem kırmızı rengiyle yöremizin en kıymetli sebzelerinden biridir.
Bölgenin iklimine uyum sağlamış yerel tohumlardan üretilen bu biber, tatlımsı aromasıyla öne çıkar. Özellikle dolma ve közleme olarak tüketimi çok yaygındır.
Hasat edildikten sonra kendine has derin kırmızı rengini alan Bilecik Kamber Biberi, coğrafi işaret tescili almıştır.

Bilecik Kapanması, adını tencerenin ağzının hamurla kapatılarak buharının içeride hapsedilmesi yönteminden alan meşhur bir et yemeğidir.
Genellikle kuzu eti, arpacık soğan ve yöresel pilavlık buğday ile hazırlanır. Toprak güvece yerleştirilen malzemelerin üzeri hamurla mühürlenir ve odun ateşinde uzun saatler boyunca ağır ağır pişirilir.
Hamurun kırılmasıyla ortaya çıkan enfes koku ve etin yumuşacık kıvamı, bu yemeği Bilecik gastronomisinde eşsiz bir konuma yerleştirir.

Bilecik Dağ Eriği Ekşisi, yüksek rakımlı yaylalarda tamamen doğal ortamda kendiliğinden yetişen yaban eriklerinden elde edilen doğal bir şifadır.
Sonbaharda toplanan mayhoş dağ erikleri, odun ateşinde dev kazanlarda uzun saatler kaynatılır ve süzülerek koyu bir sos kıvamına getirilir. Hiçbir katkı maddesi katılmaz.
Salatalarda, çorbalarda ve et yemeklerinde sos olarak kullanılan bu ekşi, yöre halkının asırlardır vazgeçemediği bir coğrafi işarettir.

Bilecik Papaz Yahnisi, sirke, soğan, sarımsak ve kuzu etinin muhteşem uyumuyla hazırlanan çok köklü bir tencere yemeğidir.
Kavrulmuş etin bol miktarda arpacık soğan ve sarımsakla buluştuğu bu yemekte, sirke yemeğin asıl karakterini belirler. Sirkenin aside ettiği et, ağızda dağılan bir yumuşaklığa kavuşur.
Balkan mutfağının Bilecik'te vücut bulmuş en güzel örneklerinden biri olan Papaz Yahnisi, sofraların vazgeçilmez baş tacıdır.

Osmaneli Ayva Lokumu, ilçenin meşhur sulu ayvalarından üretilen, geleneksel yöntemlerle hazırlanan eşsiz bir lokumdur.
Bölgenin mikroklima özelliği sayesinde yüksek pektin oranına sahip olan ayvalar, ustaların ellerinde katkısız bir lokuma dönüşür. Yapay aroma bulunmaz; sadece doğal ayva püresi kullanılır.
Hafif ekşimsi ve tatlı aromasının mükemmel dengesi, yumuşak kıvamıyla coğrafi işaret tescili ile koruma altına alınmıştır.

Bedi Üzümü, Bilecik'in İnhisar ve Merkez köylerinin dik yamaçlarında yetiştirilen, kökleri yüzyıllara dayanan çok özel bir yöresel üzüm türüdür.
İnce kabuklu yapısı, bol sulu taneleri ve yüksek şeker oranıyla ön plana çıkar. Sadece taze tüketim için değil, yöreye has pekmez yapımında da yoğun olarak tercih edilir.
Bağcılığın kalbinin attığı bu yörelerde yetişen Bedi Üzümü, coğrafi işaret başvuru sürecindedir.

Pazaryeri Boncuk Fasulyesi, Pazaryeri ilçesinin toprak ve mikroklima yapısına tam uyum sağlamış çok özel bir yerel fasulye çeşididir.
Tamamen kılçıksız yapısı, yuvarlağa yakın formda oluşu ve ocakta çok çabuk pişmesiyle mutfaklarda büyük kolaylık sağlar.
Ata tohumlarıyla üretimi sürdürülen Boncuk Fasulyesi, tescil yolundaki en güçlü ürünlerimizdendir.

Bilecik Cevizi, yüksek yağ oranı, ince kabuğu ve kelebek formunda kolayca çıkarılabilen bütün iç yapısıyla Türkiye'de kalite standardı kabul edilen üstün bir cevizdir.
Kabuğu elle kırılabilecek kadar incedir ve içinin beyaz rengi uzun süre kararmadan kalır.
Bölgenin kışları soğuk, yazları ılıman ikliminde yetişen Bilecik Cevizi, ulusal pazarda büyük bir marka değerine sahiptir.

Pazaryeri Bozası, darı, mısır ve buğdayın ustalıkla harmanlanıp fermente edilmesiyle elde edilen kış aylarının geleneksel şifa kaynağıdır.
Asırlık boza ustalarının elinden çıkan bu içecek, tam kıvamında koyuluğu ve hafif mayhoş tadıyla benzerlerinden ayrılır.
Üzerine serpilen tarçın ve yanında tüketilen leblebi ile ayrılmaz bir ikili olan Pazaryeri Bozası, tescil sırasını beklemektedir.

Bilecik Cennet Hurması, Sakarya Nehri vadisinin ılıman mikroklima kuşaklarında yüksek verimle yetiştirilen harika bir meyvedir.
Dalından taze koptuğunda kütür kütür yenilebilen bu meyve, kurutulduğunda içi bal kıvamında doğal bir tatlıya dönüşür.
Yüksek antioksidan ve lif içeriğiyle sağlık saçan Bilecik Cennet Hurması, tescil aşamasındadır.

Kızıldamlar Kestane Kabağı, Bilecik Merkeze bağlı Kızıldamlar köyünde susuz tarım yöntemleriyle yetiştirilen efsanevi bir bal kabağı cinsidir.
Lif oranının çok düşük olması, dilimlendiğinde dağılmayan tok dokusu ve yüksek doğal şeker içeriğiyle Türkiye'nin en iyi kabak tatlılarının yapımında başrolü oynar.
Uzun süre dayanabilen kalın kabuğu ve derin turuncu iç rengiyle pazarın en çok aranan kabağıdır.

Küre Üzümü, Söğüt ilçesi Küre köyü ve çevresinde, Osmanlı döneminden beri süregelen köklü bağcılık geleneğiyle yetiştirilen kıymetli bir üzümdür.
Kendine has aroması, ince kabuğu ve iri taneleriyle ön plana çıkar. Taze tüketimin yanı sıra pestil ve pekmez üretiminde de harikalar yaratır.
Bölgenin killi ve kireçli topraklarının kattığı lezzet profiliyle rakiplerinden ayrılır.

İnhisar Narı, Sakarya Vadisi'nin ılıman iklimine sahip İnhisar ilçesinde yetişen, iri ve çok tatlı taneleriyle bilinen yöresel nardır.
İncecik kabuğu, yumuşacık çekirdek yapısı ve düşük asit oranıyla ağzı burmayan muazzam bir yeme zevki sunar.
Doğal nar ekşisi ve sofralık kalitesiyle İnhisar'ın ekonomik can damarıdır.

Bilecik Balı, sanayiden uzak çam ormanları ve zengin endemik çiçek florasıyla kaplı yüksek rakımlı yaylalarda arıların ürettiği şifa kaynağıdır.
Kekik, geven, ıhlamur gibi bitkilerin çeşitliliği sayesinde çok yüksek prolin değerine ve eşsiz aromaya sahiptir.
Tamamen doğal ve katkısız olarak sağımı yapılan Bilecik Balı, sofralara sağlık taşıyan değerli bir üründür.

Osmaneli Ayvası, Göksu ve Sakarya nehirlerinin bereketli topraklarında yetişen, Türkiye'nin en kaliteli ayva türlerinden biridir.
Yemesi son derece yumuşak, sulu yapısı ve muazzam kokusuyla hem taze meyve olarak tüketilir hem de reçel ve lokum yapımında kullanılır.
Sapsarı altın rengiyle pazarlarda hemen ayırt edilen Osmaneli Ayvası, tescil sürecindeki gurur kaynaklarımızdandır.

Bilecik Ovmaç Çorbası, Yörük ve Türkmen kültüründen günümüze ulaşan, pratik, doyurucu ve son derece sağlıklı geleneksel bir çorbadır.
Un, su ve az miktar tuzla hazırlanan hamurun avuç içinde ufalanarak küçük parçacıklar haline getirilmesi ve salçalı, naneli kaynar suya atılarak pişirilmesiyle yapılır.
Soğuk kış günlerinde şifa niyetine içilen bu çorba, kültürel bir lezzettir.

Bilecik Şifalı Pilavı, adını barındırdığı onlarca çeşit yöresel ot ve baharatın birleşiminden alan, düğünlerin baş tacı olan bereketli bir pilavdır.
Dana veya kuzu eti, nohut, badem ve dağ eteklerinden toplanan şifalı otların et suyuyla dev kazanlarda ağır ağır demlenir.
Paylaşmanın sembolü olan bu doyurucu lezzet, Bilecik'in eşsiz gastronomi kültürünü yansıtır.

Bilecik Güveci, taze kuzu eti, patlıcan, biber, domates ve sarımsağın Kınık yapımı toprak çömleklerde buluşmasıyla hazırlanan meşhur bir lezzettir.
Hiç su katılmadan, sebzelerin ve etin kendi suyuyla odun ateşinde taş fırınlarda saatlerce pişmesi, yemeğe güvecin toprağından gelen eşsiz bir aroma katar.
Bilecik sofralarında özel misafirlere ikram edilen bu muazzam ana yemek, mutfağımızın zenginliğini taçlandırır.

Bilecik Dızmanası, Balkan göçmenlerinin yöre mutfağına kazandırdığı, yumuşacık hamuru ve özel sosuyla damaklarda iz bırakan bir hamur işidir.
Mayalı hamurdan koparılan küçük bezeler tepsiye dizilir, aralarına peynirli veya kıymalı harç konur. Üzerine bolca ev yoğurdu, kaymak ve yumurta karışımı dökülerek fırınlanır.
Nar gibi kızarmış üst katmanı ve sünger gibi yumuşacık dokusuyla kahvaltıların vazgeçilmez lezzetidir.

Bilecik Bej Mermeri, dünya çapında tanınan ve Türkiye'nin en büyük mermer ihracat kalemlerinden birini oluşturan, ilimizin eşsiz yer altı zenginliğidir.
Homojen renk dağılımı, sağlam kristallize yapısı ve cila tutma kabiliyetinin çok yüksek olması sayesinde prestijli mimari projelerde tercih edilir.
Açık kremden koyu beje kadar uzanan renk skalasıyla mekanlara sıcaklık ve lüks katar.

Gölpazarı Cevizi, ilçenin yüksek rakımlı yaylalarında sanayiden uzak, tamamen doğal yöntemlerle yetiştirilen aroma kalitesi son derece yüksek bir cevizdir.
Soğuk kış günlerinde ağacın dinlenmesi ve yaz güneşiyle olgunlaşması, cevizin yağ oranını dengeler ve damakta kalıcı harika bir tat bırakır.
Bilecik'in cevizdeki marka değerini yukarı taşıyan Gölpazarı cevizi, tescil başvuru aşamasındadır.

Gölpazarı Kirazı, serin iklim koşullarında yavaş yavaş olgunlaşarak enfes bir aromaya ve çok iri bir yapıya kavuşan ilçenin medar-ı iftiharıdır.
Kütür kütür dokusu, parlak koyu kırmızı rengi ve çatlamaya karşı dayanıklı yapısıyla büyük ihracat potansiyeline sahiptir.
Dalından koptuğu gibi taze tüketilen bu eşsiz meyve, tescille taçlandırılmayı beklemektedir.

Güllaç, Osmanlı saray mutfağının baş köşesinde yer alan, nişasta yufkalarının Bilecik yöresindeki ustalar tarafından şekillendirildiği efsanevi bir tatlıdır.
İncecik, saydam güllaç yapraklarının ılık süt, şeker ve gül suyu karışımıyla ıslatılması, arasına bolca yöresel ceviz serpilmesiyle hazırlanır.
Özellikle Ramazan aylarının vazgeçilmezi olan bu hafif tatlı, Bilecik gastronomi turizminin nadide bir sembolüdür.

Kınık Çömleği, Pazaryeri ilçesi Kınık köyünde 150 yılı aşkın süredir dededen toruna aktarılan geleneksel çömlekçilik sanatının el emeği göz nuru ürünüdür.
Köyün kızıl toprağının çarkta şekillendirilip, geleneksel odun fırınlarında pişirilmesiyle elde edilir. Bu toprağın nefes alan yapısı, yemeğe ayrı bir aroma katar.
Testi, güveç ve dekoratif objeler olarak hayat bulan bu miras, coğrafi işaret alarak Kınık adını dünyaya duyurmayı hedeflemektedir.

Osmaneli Karpuzu, Sakarya Nehri'nin suladığı verimli kumsal arazilerde özenle yetiştirilen, iriliği ve muhteşem lezzetiyle ünlü yöresel bir meyvedir.
İnce ve parlak kabuğunun ardında, kan kırmızı iç yapıya, bol sulu ve bol şekerli dokuya sahiptir.
Tarım potansiyeli yüksek olan Osmaneli ilçesinin en tanınan ürünlerinden biridir.

Osmaneli Nar Lokumu, İnhisar ve Osmaneli yöresinin meşhur narlarından elde edilen doğal nar suyunun kullanıldığı harika bir lokum çeşididir.
Yapay gıda boyası eklenmeden, narın kendi mayhoş tadı ve kırmızı rengi kullanılarak nişasta ve kuruyemişlerle kaynatılır.
Kahve yanına çok yakışan, ekşi ve tatlının damaktaki dansını sunan bu şekerleme, tescili sabırsızlıkla beklenen bir hediyeliktir.

Bilecik Ekşili Kesme Çorbası, evlerde kadınların özenle kesip kuruttuğu erişte hamurlarının yeşil mercimekle buluştuğu efsanevi bir çorbadır.
Yemeğin asıl ruhunu veren şey, içerisine katılan dağ eriği ekşisi veya sumaktır. Bu sos, çorbaya hem şifa hem de damak çatlatan mayhoş bir karakter kazandırır.
Üzerine kızdırılmış tereyağı ve nane gezdirilerek servis edilen bu kış çorbası, Bilecik'in en lezzetli yöresel tariflerinden biridir.
Hürriyet 1. OSB, Gazi Blv. No:2
11000 Merkez/Bilecik
📞 (0228) 216 00 11
Şehrimizin eşsiz bereketini, asırlık tecrübesini ve kültürel mirasını keşfedin.
Toprağın bereketi, emeğin lezzeti...

Asırlık bir tarifle nesilden nesile aktarılan Pazaryeri Helvası, Bilecik'in en meşhur lezzet miraslarından biridir.
Usta ellerde tahin ve şekerin belirli oranlarda karıştırılıp, özenle ve doğru sıcaklıkta kavrulması ile elde edilir. Klasik tahin helvasına göre daha farklı bir üretim sürecine sahip olan Pazaryeri Helvası, hem yaz aylarında serinletici hem de kış aylarında enerji verici bir besin olarak tüketilir.
Ağızda dağılan kıvamı, boğazı yakmayan orantılı tatlılığı ve yüksek kaliteli tahini ile benzersizdir. Hiçbir katkı maddesi içermeyen bu lezzet, coğrafi işaret ile tescillenmiştir.

Bozüyük Mercimekli Mantı, klasik etli mantı algısını yıkan, zengin bitkisel proteini ve hafifliğiyle Bozüyük mutfak kültürünün en nadide örneklerinden biridir.
İnce açılan hamurun içerisine özenle haşlanıp baharatlandırılmış yeşil mercimek harcı konulur. Klasik mantıdan farklı olarak önce fırınlanan, ardından et suyu veya özel soslu su ile demlendirilerek pişirilen bu lezzet, hem çıtır hem de yumuşak dokuyu aynı anda sunar.
Üzerine dökülen sarımsaklı yoğurt ve kızdırılmış tereyağlı pul biber sosuyla tam bir şölene dönüşen bu özel mantı, nesilden nesile aktarılan tarifinin korunması amacıyla tescillenmiştir.

Bilecik Çukurören Biberi, yıllardır bozulmayan yerel tohumlarla Çukurören köyünde yetiştirilen, kendine has aroması ve acısıyla nam salmış özel bir üründür.
Sonbahar aylarında iplere dizilerek evlerin dış cephelerinde kurutulan bu biber, köye adeta kırmızı bir gerdanlık gibi görsel bir şölen sunar. Doğal yollarla güneş ve rüzgâr yardımıyla kuruyan biberler, hem öğütülerek pul biber formunda hem de bütün olarak yemeklerde kullanılır.
Doğal koyu kırmızı rengi, yemeklere verdiği lezzet ve dengeli acılığıyla mutfakların baş tacı olan Çukurören Biberi, coğrafi işaret tescilli bir kültür mirasıdır.

Bilecik Şerbetçiotu, Türkiye'de endüstriyel anlamda sadece Bilecik yöresinde, özellikle Pazaryeri ilçesinde yetiştirilen stratejik öneme sahip bir tarım ürünüdür.
Sarmaşık formunda, tırmanıcı bir bitki olan şerbetçiotunun dişi çiçek kozalakları, kendine has aroması ve içerdiği alfa asitleri ile içecek sanayisinde tat ve koruyuculuk vermek amacıyla yaygın olarak kullanılır.
Bilecik'in topografik yapısı ve iklimi şerbetçiotunun ihtiyaç duyduğu ideal yetişme ortamını sağlar. Bölge ekonomisi için can damarı olan bu ürün tescillenerek onurlandırılmıştır.

Bilecik Bıldırcın Kebabı, yöredeki köklü avcılık ve besicilik geleneğinden süzülüp gelen, bıldırcın etinin en lezzetli formlarından biridir.
Özel baharatlar, domates, biber ve tereyağı ile harmanlanan körpe bıldırcınlar, toprak güveçler içerisinde veya odun ateşinde taş fırınlarda nar gibi kızarana kadar pişirilir.
Yöresel davetlerin vazgeçilmezi olan bu lezzet, Bilecik'in gastronomi zenginliğini yansıtan tescilli bir mutfak mirasıdır.

Bilecik Nohutlu Mantısı, et yerine nohut kullanılarak hazırlanan, yörenin en sevilen ve doyurucu geleneksel hamur işlerinden biridir.
Elde açılan yufkaların içerisine geceden ıslatılıp ezilmiş nohut, soğan ve karabiberden oluşan iç harcı konulur. Muska şeklinde sarılarak tepsiye dizilen mantılar, üzerine et suyu dökülerek fırında kızartılır.
Sarımsaklı yoğurt eşliğinde servis edilen nohutlu mantı, hem vejetaryenler için eşsiz bir alternatif hem de Bilecik sofralarının vazgeçilmez bir ziyafet yemeğidir.

Bilecik Fırın Kebabı, yöredeki kekik kokulu otlaklarda beslenen koyun ve kuzuların etinden elde edilen muazzam bir ziyafet yemeğidir.
Bakır tepsilerde veya güveçlerde, etin kendi yağı ve suyuyla odun ateşinin yandığı kara fırınlarda saatlerce yavaş yavaş pişirilmesiyle hazırlanır. Bu uzun pişirme süreci, etin lokum kıvamına gelmesini sağlar.
Tamamen etin kendi aromasıyla pişen bu lezzet, Bilecik mutfağının başyapıtlarından biridir.

Bilecik Linga Tatlısı, Osmanlı mutfağından günümüze ulaşan, ilimizin unutulmaya yüz tutmuş tarihi geleneksel tatlılarından biridir.
Elde hazırlanan ince hamur veya yufkaların yağda kızartıldıktan sonra, yörenin doğal üzüm pekmezi ya da özel şerbetiyle buluşturulmasıyla hazırlanır.
Özellikle bayramlarda yapma geleneği olan bu şerbetli tatlı, Bilecik yöresinin tatlı kültürünü gelecek nesillere aktaran kıymetli bir değerdir.

Bilecik Kamber Biberi, yuvarlağa yakın basık şekli, kalın etli yapısı ve muhteşem kırmızı rengiyle yöremizin en kıymetli sebzelerinden biridir.
Bölgenin iklimine uyum sağlamış yerel tohumlardan üretilen bu biber, tatlımsı aromasıyla öne çıkar. Özellikle dolma ve közleme olarak tüketimi çok yaygındır.
Hasat edildikten sonra kendine has derin kırmızı rengini alan Bilecik Kamber Biberi, coğrafi işaret tescili almıştır.

Bilecik Kapanması, adını tencerenin ağzının hamurla kapatılarak buharının içeride hapsedilmesi yönteminden alan meşhur bir et yemeğidir.
Genellikle kuzu eti, arpacık soğan ve yöresel pilavlık buğday ile hazırlanır. Toprak güvece yerleştirilen malzemelerin üzeri hamurla mühürlenir ve odun ateşinde uzun saatler boyunca ağır ağır pişirilir.
Hamurun kırılmasıyla ortaya çıkan enfes koku ve etin yumuşacık kıvamı, bu yemeği Bilecik gastronomisinde eşsiz bir konuma yerleştirir.

Bilecik Dağ Eriği Ekşisi, yüksek rakımlı yaylalarda tamamen doğal ortamda kendiliğinden yetişen yaban eriklerinden elde edilen doğal bir şifadır.
Sonbaharda toplanan mayhoş dağ erikleri, odun ateşinde dev kazanlarda uzun saatler kaynatılır ve süzülerek koyu bir sos kıvamına getirilir. Hiçbir katkı maddesi katılmaz.
Salatalarda, çorbalarda ve et yemeklerinde sos olarak kullanılan bu ekşi, yöre halkının asırlardır vazgeçemediği bir coğrafi işarettir.

Bilecik Papaz Yahnisi, sirke, soğan, sarımsak ve kuzu etinin muhteşem uyumuyla hazırlanan çok köklü bir tencere yemeğidir.
Kavrulmuş etin bol miktarda arpacık soğan ve sarımsakla buluştuğu bu yemekte, sirke yemeğin asıl karakterini belirler. Sirkenin aside ettiği et, ağızda dağılan bir yumuşaklığa kavuşur.
Balkan mutfağının Bilecik'te vücut bulmuş en güzel örneklerinden biri olan Papaz Yahnisi, sofraların vazgeçilmez baş tacıdır.

Osmaneli Ayva Lokumu, ilçenin meşhur sulu ayvalarından üretilen, geleneksel yöntemlerle hazırlanan eşsiz bir lokumdur.
Bölgenin mikroklima özelliği sayesinde yüksek pektin oranına sahip olan ayvalar, ustaların ellerinde katkısız bir lokuma dönüşür. Yapay aroma bulunmaz; sadece doğal ayva püresi kullanılır.
Hafif ekşimsi ve tatlı aromasının mükemmel dengesi, yumuşak kıvamıyla coğrafi işaret tescili ile koruma altına alınmıştır.

Bedi Üzümü, Bilecik'in İnhisar ve Merkez köylerinin dik yamaçlarında yetiştirilen, kökleri yüzyıllara dayanan çok özel bir yöresel üzüm türüdür.
İnce kabuklu yapısı, bol sulu taneleri ve yüksek şeker oranıyla ön plana çıkar. Sadece taze tüketim için değil, yöreye has pekmez yapımında da yoğun olarak tercih edilir.
Bağcılığın kalbinin attığı bu yörelerde yetişen Bedi Üzümü, coğrafi işaret başvuru sürecindedir.

Pazaryeri Boncuk Fasulyesi, Pazaryeri ilçesinin toprak ve mikroklima yapısına tam uyum sağlamış çok özel bir yerel fasulye çeşididir.
Tamamen kılçıksız yapısı, yuvarlağa yakın formda oluşu ve ocakta çok çabuk pişmesiyle mutfaklarda büyük kolaylık sağlar.
Ata tohumlarıyla üretimi sürdürülen Boncuk Fasulyesi, tescil yolundaki en güçlü ürünlerimizdendir.

Bilecik Cevizi, yüksek yağ oranı, ince kabuğu ve kelebek formunda kolayca çıkarılabilen bütün iç yapısıyla Türkiye'de kalite standardı kabul edilen üstün bir cevizdir.
Kabuğu elle kırılabilecek kadar incedir ve içinin beyaz rengi uzun süre kararmadan kalır.
Bölgenin kışları soğuk, yazları ılıman ikliminde yetişen Bilecik Cevizi, ulusal pazarda büyük bir marka değerine sahiptir.

Pazaryeri Bozası, darı, mısır ve buğdayın ustalıkla harmanlanıp fermente edilmesiyle elde edilen kış aylarının geleneksel şifa kaynağıdır.
Asırlık boza ustalarının elinden çıkan bu içecek, tam kıvamında koyuluğu ve hafif mayhoş tadıyla benzerlerinden ayrılır.
Üzerine serpilen tarçın ve yanında tüketilen leblebi ile ayrılmaz bir ikili olan Pazaryeri Bozası, tescil sırasını beklemektedir.

Bilecik Cennet Hurması, Sakarya Nehri vadisinin ılıman mikroklima kuşaklarında yüksek verimle yetiştirilen harika bir meyvedir.
Dalından taze koptuğunda kütür kütür yenilebilen bu meyve, kurutulduğunda içi bal kıvamında doğal bir tatlıya dönüşür.
Yüksek antioksidan ve lif içeriğiyle sağlık saçan Bilecik Cennet Hurması, tescil aşamasındadır.

Kızıldamlar Kestane Kabağı, Bilecik Merkeze bağlı Kızıldamlar köyünde susuz tarım yöntemleriyle yetiştirilen efsanevi bir bal kabağı cinsidir.
Lif oranının çok düşük olması, dilimlendiğinde dağılmayan tok dokusu ve yüksek doğal şeker içeriğiyle Türkiye'nin en iyi kabak tatlılarının yapımında başrolü oynar.
Uzun süre dayanabilen kalın kabuğu ve derin turuncu iç rengiyle pazarın en çok aranan kabağıdır.

Küre Üzümü, Söğüt ilçesi Küre köyü ve çevresinde, Osmanlı döneminden beri süregelen köklü bağcılık geleneğiyle yetiştirilen kıymetli bir üzümdür.
Kendine has aroması, ince kabuğu ve iri taneleriyle ön plana çıkar. Taze tüketimin yanı sıra pestil ve pekmez üretiminde de harikalar yaratır.
Bölgenin killi ve kireçli topraklarının kattığı lezzet profiliyle rakiplerinden ayrılır.

İnhisar Narı, Sakarya Vadisi'nin ılıman iklimine sahip İnhisar ilçesinde yetişen, iri ve çok tatlı taneleriyle bilinen yöresel nardır.
İncecik kabuğu, yumuşacık çekirdek yapısı ve düşük asit oranıyla ağzı burmayan muazzam bir yeme zevki sunar.
Doğal nar ekşisi ve sofralık kalitesiyle İnhisar'ın ekonomik can damarıdır.

Bilecik Balı, sanayiden uzak çam ormanları ve zengin endemik çiçek florasıyla kaplı yüksek rakımlı yaylalarda arıların ürettiği şifa kaynağıdır.
Kekik, geven, ıhlamur gibi bitkilerin çeşitliliği sayesinde çok yüksek prolin değerine ve eşsiz aromaya sahiptir.
Tamamen doğal ve katkısız olarak sağımı yapılan Bilecik Balı, sofralara sağlık taşıyan değerli bir üründür.

Osmaneli Ayvası, Göksu ve Sakarya nehirlerinin bereketli topraklarında yetişen, Türkiye'nin en kaliteli ayva türlerinden biridir.
Yemesi son derece yumuşak, sulu yapısı ve muazzam kokusuyla hem taze meyve olarak tüketilir hem de reçel ve lokum yapımında kullanılır.
Sapsarı altın rengiyle pazarlarda hemen ayırt edilen Osmaneli Ayvası, tescil sürecindeki gurur kaynaklarımızdandır.

Bilecik Ovmaç Çorbası, Yörük ve Türkmen kültüründen günümüze ulaşan, pratik, doyurucu ve son derece sağlıklı geleneksel bir çorbadır.
Un, su ve az miktar tuzla hazırlanan hamurun avuç içinde ufalanarak küçük parçacıklar haline getirilmesi ve salçalı, naneli kaynar suya atılarak pişirilmesiyle yapılır.
Soğuk kış günlerinde şifa niyetine içilen bu çorba, kültürel bir lezzettir.

Bilecik Şifalı Pilavı, adını barındırdığı onlarca çeşit yöresel ot ve baharatın birleşiminden alan, düğünlerin baş tacı olan bereketli bir pilavdır.
Dana veya kuzu eti, nohut, badem ve dağ eteklerinden toplanan şifalı otların et suyuyla dev kazanlarda ağır ağır demlenir.
Paylaşmanın sembolü olan bu doyurucu lezzet, Bilecik'in eşsiz gastronomi kültürünü yansıtır.

Bilecik Güveci, taze kuzu eti, patlıcan, biber, domates ve sarımsağın Kınık yapımı toprak çömleklerde buluşmasıyla hazırlanan meşhur bir lezzettir.
Hiç su katılmadan, sebzelerin ve etin kendi suyuyla odun ateşinde taş fırınlarda saatlerce pişmesi, yemeğe güvecin toprağından gelen eşsiz bir aroma katar.
Bilecik sofralarında özel misafirlere ikram edilen bu muazzam ana yemek, mutfağımızın zenginliğini taçlandırır.

Bilecik Dızmanası, Balkan göçmenlerinin yöre mutfağına kazandırdığı, yumuşacık hamuru ve özel sosuyla damaklarda iz bırakan bir hamur işidir.
Mayalı hamurdan koparılan küçük bezeler tepsiye dizilir, aralarına peynirli veya kıymalı harç konur. Üzerine bolca ev yoğurdu, kaymak ve yumurta karışımı dökülerek fırınlanır.
Nar gibi kızarmış üst katmanı ve sünger gibi yumuşacık dokusuyla kahvaltıların vazgeçilmez lezzetidir.

Bilecik Bej Mermeri, dünya çapında tanınan ve Türkiye'nin en büyük mermer ihracat kalemlerinden birini oluşturan, ilimizin eşsiz yer altı zenginliğidir.
Homojen renk dağılımı, sağlam kristallize yapısı ve cila tutma kabiliyetinin çok yüksek olması sayesinde prestijli mimari projelerde tercih edilir.
Açık kremden koyu beje kadar uzanan renk skalasıyla mekanlara sıcaklık ve lüks katar.

Gölpazarı Cevizi, ilçenin yüksek rakımlı yaylalarında sanayiden uzak, tamamen doğal yöntemlerle yetiştirilen aroma kalitesi son derece yüksek bir cevizdir.
Soğuk kış günlerinde ağacın dinlenmesi ve yaz güneşiyle olgunlaşması, cevizin yağ oranını dengeler ve damakta kalıcı harika bir tat bırakır.
Bilecik'in cevizdeki marka değerini yukarı taşıyan Gölpazarı cevizi, tescil başvuru aşamasındadır.

Gölpazarı Kirazı, serin iklim koşullarında yavaş yavaş olgunlaşarak enfes bir aromaya ve çok iri bir yapıya kavuşan ilçenin medar-ı iftiharıdır.
Kütür kütür dokusu, parlak koyu kırmızı rengi ve çatlamaya karşı dayanıklı yapısıyla büyük ihracat potansiyeline sahiptir.
Dalından koptuğu gibi taze tüketilen bu eşsiz meyve, tescille taçlandırılmayı beklemektedir.

Güllaç, Osmanlı saray mutfağının baş köşesinde yer alan, nişasta yufkalarının Bilecik yöresindeki ustalar tarafından şekillendirildiği efsanevi bir tatlıdır.
İncecik, saydam güllaç yapraklarının ılık süt, şeker ve gül suyu karışımıyla ıslatılması, arasına bolca yöresel ceviz serpilmesiyle hazırlanır.
Özellikle Ramazan aylarının vazgeçilmezi olan bu hafif tatlı, Bilecik gastronomi turizminin nadide bir sembolüdür.

Kınık Çömleği, Pazaryeri ilçesi Kınık köyünde 150 yılı aşkın süredir dededen toruna aktarılan geleneksel çömlekçilik sanatının el emeği göz nuru ürünüdür.
Köyün kızıl toprağının çarkta şekillendirilip, geleneksel odun fırınlarında pişirilmesiyle elde edilir. Bu toprağın nefes alan yapısı, yemeğe ayrı bir aroma katar.
Testi, güveç ve dekoratif objeler olarak hayat bulan bu miras, coğrafi işaret alarak Kınık adını dünyaya duyurmayı hedeflemektedir.

Osmaneli Karpuzu, Sakarya Nehri'nin suladığı verimli kumsal arazilerde özenle yetiştirilen, iriliği ve muhteşem lezzetiyle ünlü yöresel bir meyvedir.
İnce ve parlak kabuğunun ardında, kan kırmızı iç yapıya, bol sulu ve bol şekerli dokuya sahiptir.
Tarım potansiyeli yüksek olan Osmaneli ilçesinin en tanınan ürünlerinden biridir.

Osmaneli Nar Lokumu, İnhisar ve Osmaneli yöresinin meşhur narlarından elde edilen doğal nar suyunun kullanıldığı harika bir lokum çeşididir.
Yapay gıda boyası eklenmeden, narın kendi mayhoş tadı ve kırmızı rengi kullanılarak nişasta ve kuruyemişlerle kaynatılır.
Kahve yanına çok yakışan, ekşi ve tatlının damaktaki dansını sunan bu şekerleme, tescili sabırsızlıkla beklenen bir hediyeliktir.

Bilecik Ekşili Kesme Çorbası, evlerde kadınların özenle kesip kuruttuğu erişte hamurlarının yeşil mercimekle buluştuğu efsanevi bir çorbadır.
Yemeğin asıl ruhunu veren şey, içerisine katılan dağ eriği ekşisi veya sumaktır. Bu sos, çorbaya hem şifa hem de damak çatlatan mayhoş bir karakter kazandırır.
Üzerine kızdırılmış tereyağı ve nane gezdirilerek servis edilen bu kış çorbası, Bilecik'in en lezzetli yöresel tariflerinden biridir.
Hürriyet 1. OSB, Gazi Blv. No:2
11000 Merkez/Bilecik
📞 (0228) 216 00 11